Buldan: HDP’siz siyaset hayali kuranlar kaybedecek

img

ANKARA - HDP Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin siyasetteki gücü ve etkisinin engellenemeyeceğini belirterek, “Halk sizin olmadığınız bir ülke hayalini çoktan kurdu ve bu hayalini gerçekleştirmek için de sabırsızlıkla sandığı bekliyor” dedi.

 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eş Genel Başkanı Pervin Buldan, partisinin grup toplantısında konuştu. Buldan, Heseke’de kadın siyasetçiler Seda Feysel El Hermas ve Hind Letif El Xidar’ın kaçırılarak katledilmesini lanetledi. Aynı zamanda Bağdat’ta 32 sivilin yaşamını yitirdiği DAİŞ saldırısını da kınayan Buldan, “DAİŞ’i sonsuza dek yenilgiye uğratacak yegâne yolun halkların birlikte mücadelesi olduğunu bir kez daha vurgulamak istiyorum” dedi.
 
‘2021 YILINI KAZANIM YILINA ÇEVİRECEĞİZ’
 
Zorlu bir yılın geride bırakıldığını belirten Buldan, “Bir yandan faşizme karşı direniş, diğer yandan da kovid salgınıyla mücadele yılı oldu. Umudumuzu ve cesaretimizi hiçbir an yitirmedik, kararlılığımızdan taviz vermedik. Bu güç ve cesaretle 2021’i demokrasi açısından önemli bir kazanım yılına çevireceğiz. Yeni mücadele programımızla birlikte meydanlarda halkımızla birlikte olmaya devam edeceğiz. Emekçi yoksul halklarımızı krizlerden kurtarmak, ülkenin geleceğini güçlü ve nitelikli bir demokrasiyle, eşitlik ve özgürlük hukukuyla, sosyal adaletle buluşturmak, onurlu bir barışa giden yolun önünü hep birlikte açmak temel mücadele alanlarımız olarak karşımızda durmaktadır” ifadesinde bulundu.
 
‘SORUMLULUĞUMUZ BÜYÜK VE AĞIRDIR’
 
Buldan, sözlerini şöyle sürdürdü: “Sorumluluğumuz büyük ve ağırdır. Ama halkımızdan ve ilkelerimizden aldığımız güçle, inanç ve kararlılıkla bu sorumluluğumuzu yerine getireceğimizden hiç kimsenin şüphesi olmasın. Biz, çizgimizden ve demokratik siyasetteki ısrarımızdan sapmadık, sapmayacağız. Tehditlere kulak asmadık, asmayacağız, önümüze bakacağız, örgütlülüğümüzü ve mücadelemizi daha da büyüteceğiz, genişleyeceğiz, çoğalacağız. 6 milyonun iradesini yok sayanların karşısına 12 milyon olarak çıkacağız.
 
GİZLİ KAPAKLI GÖRÜŞMELER
 
7 Haziran’ı 31 Mart’ı bir daha yaşamamak için seçim yasasıyla oynama dâhil her türlü hile hurda peşindeler. Ortaklar kendi arasında gizli kapaklı görüşmeler yapıyor. Türkiye’nin yönetimine aday olan ve siyasi dengeleri belirleyecek güçte olan 'HDP’yi devre dışı bırakabilir miyiz' arayışı içerisindeler. İktidarın yarattığı kutuplaşma ve siyasal çatışma iklimi öyle bir noktaya geldi ki; hukuk dışılık normalleştirilmeye çalışılıyor. Yargı baskısı, tehdit, muhalif herkesi terörist ilan etme, siyasal şiddeti teşvik etme, sokak ortasında insan kaçırma, Alevilere ait yerleşim yerlerini ve evleri fişleme, parti binasını korsanca basma gibi toplumu korkutma ve sindirmeye yönelik meşru olmayan her yol ve yöntem deneniyor.
 
HDP’Yİ ENGELLEYEMEYECEKSİNİZ
 
Muhalefete düşmemek için halkı korkutma, muhalefeti bölme, çatıştırma, tasfiye etme çabası içindeler. Ama nafile, ne yaparlarsa yapsınlar, kaybediyorlar, kaybedecekler. Sandık mühendisliği yapmaya çalışanlara hatırlatırız, en iyi mühendis halktır. Sandık geldiğinde size gereken cevabı en etkili şekilde verecektir. HDP’nin siyasetteki gücünü ve etkisini engelleyemeyeceksiniz. HDP’siz bir siyaset hayali kuranlara sözümüz şudur: Halk sizin olmadığınız bir ülke hayalini çoktan kurdu ve bu hayalini gerçekleştirmek için de sabırsızlıkla sandığı bekliyor. Bizden söylemesi. Halkın büyüyen değişim talebi ve bu iktidara olan öfkesi mutlaka sandığa yansıyacaktır. Muhalefete düşeceksiniz. Halk zaten, 31 Mart’ta sizi İstanbul ve Ankara’da muhalefet stajına başlattı. İlk seçimde de sizi mezun edecektir.
 
ADALET MÜCADELESİ
 
Buldan, açıklamalarını şöyle sürdürdü: “Bu ülkenin en önemli ve en acil ihtiyacı adalettir. Önümüzdeki dönem adalet mücadelesi partimizin öncelikli çalışma alanlarından biri olmaya devam edecektir. Bize dayatılan adaletsiz yaşamı kabul etmiyoruz, etmeyeceğiz. Bildiğiniz üzere Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Demirtaş dosyasıyla ilgili 22 Aralık’ta tarihi bir karar verdi ve derhal Demirtaş’ı tahliye çağrısında bulundu. Bu karar, sadece Demirtaş’la sınırlı olmayıp, tüm tutuklu siyasetçileri kapsamakta, demokratik siyaset üzerindeki ağır kuşatmaya işaret etmektedir. AİHM kısaca bu iktidara dedi ki; siz yalan söylüyorsunuz. Siz Kürt siyasetçileri intikam hırsıyla yargılıyorsunuz. İktidarın ‘AİHM kararı bizi bağlamaz’ tavrı, bu davaların siyasi dava olduğunun başka bir tescilidir.
 
SİYASİ İNTİKAM DAVASI
 
Biz bugüne kadar Kürt siyasetine yönelik yargılamaların politik yargılamalar olduğunu her zaman ifade etmiştik AİHM kararı bunu bir kez daha tescil etmiştir. Bugün uluslararası kurumlar, mahkemeler bu durumu açıkça teyit etmektedir. İşte bunun son örneği AİHM’in yasal örgütlenme olarak tarif ettiği DTK Eş Başkanı Sevgili Leyla Güven’in tutuklanması ve 22 yıl ceza verilmesidir. Siyasi bir intikam davası olduğunu hep söyledik şimdide söylüyoruz. Bu dava da AİHM’den mutlaka dönecektir.
 
ESENYURT PROVAKASYONU
 
Yine Kobanê davası da AİHM’in tespit ettiği üzere siyasi bir davadır ve demokratik siyasete kurulan bir kumpastır. Kendileri siyaseten kapanmış olanlar, bu ülkeye zerre kadar faydası olmayanlar, demokratik siyaseti 15 Temmuz’un darbeci ruhuyla tasfiye etme planı yapıyorlar. Karşımıza siyasetle çıkamayan iktidar bloğu, emrindeki yargı ve güvenlik mekanizmasını kullanarak HDP’yle adeta bir savaş halindedir. Hafta sonu Esenyurt ilçe binamıza korsanvari bir şekilde baskın düzenlendi, kapısı kırılarak girilen ilçe binamız talan edildi. Provokasyon amaçlı olan bu baskın, partimizi demokratik siyasetin dışına çekmeye yönelik komploların bir devamıdır. HDP; kadınların, gençlerin, emekçilerin, farklı toplumsal kesimlerin, inançların ve halkların bütün renkleriyle bir arada olduğu bir Türkiye tablosudur.
 
ÖCALAN BARIŞIN VE ÇÖZÜMÜN ADRESİ
 
Partimiz Sayın Öcalan’ı barışçı bir çözüm adresi, iradesi ve imkânı olarak gördüğünü her platformda açıkça dillendirmiştir. Ve bu yaklaşımından geri durmamıştır. 2013-2015 yılları arasında bu iktidar, çözüm için İmralı’da Sayın Öcalan’la görüşmeler yürütmedi mi? Yürüttü. 2015 yılında Dolmabahçe’de bu görüşmelerin bir aşaması olarak heyetimizle devlet ve hükümet heyeti birlikte bir mutabakat metni açıklamadı mı? Açıkladı. Bütün bunlara rağmen ilçe binamızın içindeki görüntüleri sosyal medya üzerinden yaygınlaştırıp partimizi Sayın Öcalan üzerinden terörize etmeye çalışanlara sesleniyoruz: Size buradan ekmek çıkmaz.
 
Şiddetin sona erdiği, demokratik ve barışçı bir çözüm ortamının yaratılacağı günler için mücadele eden partimiz, bu provokasyonlara gelmeyecektir.
 
DEĞİŞMEYEN KÜRT DÜŞMANLIĞI
 
İktidarın bize yönelik komplolarını 1990’lardan tanır ve biliriz. 25 Ocak HADEP Silopi İlçe Başkanı Serdar Tanış ve Yönetici Ebubekir Deniz’in kaybedilmesinin 20’nci yıl dönümüydü. Tanış ve Deniz kaçırıldı ve kaybedildi. O günden bugüne bu ülkede değişen bir şey yok. 20 yıl önceki Kürt düşmanı zihniyeti bugün AKP iktidarı döneminde zirve yapmıştır.  Ama bilsinler ki; bu komplolar, baskılar bize ve halklarımıza geri adım attıramadı, bundan sonra da attıramayacaktır. Bizde bu komploları boşa çıkaracak mücadele birikimi ve kararlılığı vardır. Komplolara karşı demokratik formüller ve seçeneklerimiz vardır. Günün sonunda kaybedecek olan kendileri olacaktır.
 
AİHM KARARI HUKUKA DÖNÜŞ İÇİN YOL HARİTASIDIR
 
AİHM kararı hukuka dönüş için AKP’nin önüne konan bir yol haritasıdır. Bu kararı ya uygulayacaklar ya uygulayacaklar. Başka bir çıkış yolu dönüş yolu yoktur, başka bir alternatif asla yoktur. Buradan bu çağrıyı bir kez daha yapıyoruz. ‘AİHM kararı bizi bağlamaz’ diyen Erdoğan’a buradan soruyoruz: Sizi ne bağlar? Darbe hukuku mu sizi bağlar? Karara ayak direyen iktidar, yüzünü AB’ye dönmekten, reformlardan söz etmekten de geri durmuyor. AİHM kararlarını tanımayarak, Kürtlere yaşam ve siyaset alanı bırakmayarak, yüzünüzü AB’ye dönemezsiniz. Çünkü sizin yüzünüz olmaz.
 
AB’NİN YOLU TECRİDİN KALDIRILMASINDAN GEÇER
 
Zamanın Başbakanı da ‘AB’nin yolu Diyarbakır’dan geçer’ demişti. Ama gereğini ne yazık ki yapmadılar. İktidardan gitmelerinin yolunu Kürt sorununun çözümsüzlüğünden geçirdiler. Bir kez daha hatırlatırız: AB’nin yolu Kürt sorununun demokratik barışçıl çözümünden geçer, AİHM kararının uygulanmasından geçer. Adalet ve hukuk sisteminden geçer. AB’nin yolu düşünce ifade ve demokratik siyaset özgürlüğünden geçer. AB’nin yolu demokrasiden ve barıştan geçer. AB’nin yolu İstanbul Sözleşmesinin uygulanmasından geçer. AB’nin yolu tecridin kaldırılmasından, kayyım gaspının sona erdirilmesinden geçer. AB’nin yolu tekçilikten değil çoğulculuktan geçer. AB’ye üyelik süreci ancak ve ancak Türkiye’de bir iktidar değişimiyle mümkün olacaktır.
 
AÇLIK GREVLERİ
 
İmralı’da Sayın Öcalan’a karşı uygulanan hukuksuz ağırlaştırılmış tecride karşı 27 Kasım 2020 tarihinde cezaevlerinde başlatılan ve şu an uyarı amaçlı süren dönüşümlü-süresiz açlık grevi eylemi 61’inci gününe girdi. Sadece cezaevlerinde değil, yapılan destek grevleri Mahmur’da 40 ve Yunanistan’da da 23’üncü güne girmiş durumda. Birkaç tarih vereceğim. 1982, 19 Aralık 2000, 2012, 2018, Bakın bu dört  tarihe dikkatinizi çekmek istiyorum. Bu dört tarihte gerçekleşen açlık grevlerinin anlam ve önemini, sebep ve sonuçlarını okuyamayan bir devlet aklı ile karşı karşıyayız. İşte bunlardan ötürü 2020’de bir grev daha başladı ve bu tarihlere ekleniyor. Fakat henüz geç kalınmış değil. Özellikle iktidara çağrı yapıyoruz. Devlet adım atmalı ve talepler yerine getirilmelidir.
 
TECRİT AĞIR BİR İŞKENCEDİR
 
Nedir bu talepler? Birincisi bugün uluslararası kamuoyunun da mahkûm ettiği ağırlaştırılmış tecridin son bulmasıdır. İkincisi cezaevlerindeki her geçen gün artan hak ve hukuksuzluğa son verilmesi, özellikle pandemi sürecinde insani koşulların oluşturulması gerekirken birer insanlık suçuna dönüşen ayrımcılık ve keyfi uygulamalardan vazgeçilmesi ve işkencenin son bulmasıdır. Bir üçüncü sebep daha var. Cezaevleri sadece kendilerine dönük yapılan sistematik uygulamaları protesto etmiyor. Dışarıda her yeri saran, tüm yaşamı yangın yerine çeviren baskıcı politikaların da son bulması için çağrı yapıyor. Öncelikle adını net koyalım, ortada olan bir tecrit değildir, artık bu durum tecridi aşmıştır. Derinleştirilmiş, mutlak bir tecrit söz konusu ve bu tecrit CPT’nin de teyit ettiği üzere bir insanlık suçudur, ağır bir işkencedir. Bu insanlık suçu her tarafa yayılmış durumdadır. Israrla normalleştirilmeye, topluma kanıksatılmaya çalışılıyor. Fakat biz buna izin vermeyeceğiz.
 
İKTİDARA UYARI
 
Cezaevi ve kelepçe iktidarına dönüşmüş olan mevcut iktidarı uyarıyoruz; bu açlık grevinin süresiz ve dönüşümsüz eyleme dönüştürülme ihtimali, pandemi koşullarında çok ciddi sonuçlara yol açabilir. Bu açıdan bizim çağrımız; bir an önce tutsakların sesinin ve taleplerinin duyulmasıdır. Ve buradan bir kez daha belirtelim: Talepleri bizim de talebimizdir. Biz demokrasi-diyalog ve müzakere dedikçe, topluma tecrit aklı dayatılıyor. Tecrit bir düşünüş biçimi, bir zihniyettir. Ona sığınanı esir alır. Bakın bu akıl sizi bataklığa sürüklüyor. Bugün tecrit içinde tecrit politikasının bir sonucu olarak savaş politikalarını konuşuyor durumdayız. Ülke her alanda krizlerle uğraşırken halen Şengal’de, Hewler’de yeni savaş ve böl-yönet siyasetinden medet umma ziyaretleri yapılıyor.
 
HERKESİN GÖZÜ KULAĞI CEZAEVLERİNDE OLMALI
 
Cezaevi içinde cezaevi politikasının bir sonucu olarak, cezası biten tutsaklar artık serbest bırakılmıyor. Evet, yanlış duymadınız, cezası biten tutuklular serbest bırakılmıyor. Zaten hukuksuz yere verilen ceza bitiyor, fakat yine de tahliye edilmeyen insanlar var! Çıkarılan yönetmeliklerle, ‘İyi Hal’ adı altında pişmanlık ve itirafçılık dayatıyor insanlara. Böyle bir rezaletin, böyle bir hukuksuzluğun yeryüzünde örneği çok azdır. Peki, neden böyle bir şeyi yapıyorlar? Çünkü iktidar bloğu herkesi kendisine benzetmeye çalışıyor. Toplumun onurunu, ahlak ve politikasını çalmak istiyorlar. Herkes kendisine benzesin istiyorlar. Bunu dayatıyorlar artık. Demokratik kamuoyu, sivil toplum örgütleri ve sağduyulu herkesin gözü kulağı cezaevlerinde olmalıdır. Onların haklı taleplerini ve seslerini herkese ulaştırmalıdır.
 
ÇÖZÜM BORÇ ERTELEMEK DEĞİL
 
İşsizlik, açlık ve yoksulluk bu dönemde adeta zirve yapmıştır. Çıkıyorlar işsizliğin azaldığını iddia ediyorlar. Rakamlar vererek insanların kafasını karıştırmaya çalışıyorlar. İnsanlar umudunu yitirdiği için artık iş başvurusunda bulunmuyor. İktidar da bunu işsizlik azaldı diye ne yazık ki kullanıyor ve bu yönlü algı operasyonu yapıyor. Siyasi ahlakın bittiğini görebiliyoruz. Esnafın borcunu ödeyemediği için arazilerine, traktörlerine banka tarafından el konulmaktadır. Halkı borç-haciz kıskacıyla adeta yerli İMF’nin insafına bıraktılar. Dün esnafların kredi borçlarının 6 ay erteleneceği açıklandı. Kendi yandaşlarının vergi borçlarını sıfırlayan iktidar, esnafın borcunu ertelemeyi bir lütuf gibi sunuyor. Esnaf bir yıldır iş yapamadı. Çözüm borç ertelemek değil o borçları tümüyle silmektir. Sizin esnafa vereceğiniz müjde bu olmalıdır. 
 
AŞI GÜNDEMİ
 
Koruyucu sağlık hizmeti olan aşıda da aynı durum yaşanmaktadır. 50 milyon aşı gelecek dediler. Ne kadar geldi? 3 milyon geldi. Sonra 10 milyon gelecek dediler, dün 6,5 milyon doz geldi. Bir dedikleri, diğer dediklerine uymayan bir iktidarla karşı karşıyayız çünkü bu ülkeyi gerçekten yönetemiyorlar! Bir söyledikleri diğerlerini asla tutmuyor.Türkiye’ye derhal ihtiyacı olan aşının tedariki sağlanmalıdır. Aşının maliyeti, içeriği, etki oranı gibi temel bilgiler kamuoyu ile şeffaf bir şekilde mutlaka paylaşılmalıdır. Bir de aşı yapılması gereken öncelikli gruplar konusu var. Güvenlikçi iktidar Milli Savunma Bakanlığı, İçişleri Bakanlığı ve sonrasında Zabıtaları ve Özel Güvenlik Görevlilerini bu ülkenin üretenleri olan emekçilerin, bu ülkenin öğretenleri olan öğretmenler ve öğretim görevlilerinin önüne koyduğunu şaşkınlıkla izledik.
 
İŞ VE AŞ BULUŞMALARI
 
Geçtiğimiz hafta başlattığımız ‘İş ve Aş Buluşmalarını’ Türkiye’nin her bir sokağına, fabrikasına, tarlasına yayarak halkın ekonomisini inşa etmenin yolunu açıyoruz ve halkımızı dinliyoruz. Gittiğimiz her yerde insanlar iktidara karşı büyük bir öfke içerisinde. Bu iktidardan kurtulmak herkesin ortak talebi haline gelmiş durumdadır. Elbette HDP, halkın bu değişim talebini ülkeyi içinde bulunduğu krizden çıkartma, halkın ekonomisini yaratma ve ülkeyi yönetme noktasında siyasi sonuca taşımaya kararlıdır. Hiç kimse umutsuzluğa kapılmamalıdır. Halkın sesini, sofrasını, cebini ve umudunu referans alarak halkın ekonomisini hep beraber inşa edeceğiz.
 
MECLİS'İ KADIN GÜNDEMİYLE TOPLANMAYA ÇAĞIRACAĞIZ
 
Geride bıraktığımız yıl kadınlar açısından da önemli bir mücadele yılıydı. 2021 ise kadın mücadelesinin zirveye taşınacağı ve büyük kazanımların elde edileceği bir yıl olacaktır. Çünkü kadınlar kararlıdır. Kadın düşmanlığında zirve yapan iktidar, kadın mücadelesinde de zirveyle mutlaka karşısında kadınları görecektir. Meclis kapanmadan kısa bir süre önce kadına yönelik şiddet ile ilgili genel görüşme talebi vererek Meclis'in acil toplanmasını biz de HDP olarak istedik, fakat AKP-MHP oylarıyla önergemiz reddedildi. Yine Meclis'in kapandığı gün kadınların siyasete katılımı önündeki engellerin kaldırılması amacıyla araştırma önergesi verdik. Bugün yine aynı gündemle Meclis'i acil toplanmaya dönük Genel Görüşme önerisi verecek arkadaşlarımız. Bugün bu başvuruyu kadın milletvekili arkadaşlarımız yapacaklar. 
 
KADINLARA ÇAĞRI: BİRLİKTE ÖRGÜTLENELİM
 
Meclis’in erkek aklıyla yönetildiğini biliyoruz. Ve biz kadınlar da erkeklerden adalet beklemiyoruz. Ama, Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanı Sayın Zehra Zümrüt Selçuk bir kadın olarak yaşanan bu cins kırımına, kadın kırımına duyarsız kalmamalı ve Meclis'i kadına yönelik şiddetin önlenmesi için acil olarak toplanmaya zorlamalıdır. Buradan kendisine bu çağrıyı yapıyoruz. Bu konuda biz HDP olarak da kadına yönelik şiddet konusunda tüm partilerin kadın milletvekilleriyle ortak çalışmaya hazırız. Bu sorumluluğu alıyoruz. Buradan tüm kadınlara, kadın kurumlarına çağrımızdır: Örgütlenelim, güçlenelim, kadın mücadelesini yaşamın her alanına, zamanın her anına yayalım ve büyütelim ki 2021 yılı kadınların yaşadığı, yaşatıldığı bir yıl olsun.
 
YENİ ÇOĞULCU BİR ANAYASA
 
Biz HDP olarak Türkiye halklarının yeni bir anayasaya, demokratik anayasaya en çok ihtiyaç duyduğu bir dönemde, 1915’le yüzleşerek, cinsiyet özgürlüğünü ve eşitliğini esas alarak 1921 Anayasasının çokluğu esas alan ruhunu tekrar tartışmanın zamanı geldiğini düşündüğümüzü ve bunu Türkiye halklarına hatırlattığımızı belirtmek isterim. 1921 Anayasasında olduğu gibi yeni çoğulcu bir anayasayı hep birlikte yapabiliriz. Bir asır sonra Türkiye halklarına hak ettiği demokratik sivil bir anayasayı hediye edebiliriz. Tarihi, radikal demokrasinin anı ile buluşturmak, bugüne demokratik gözle bakmak ve demokratik Cumhuriyeti oluşturmak için bu elzemdir. Bu kapsamda, HDP tek adam ve tek kimlikçi otoriter anlayışlara karşı çokluğu esas alan Demokratik Cumhuriyetin, Demokratik Anayasanın ve Üçüncü yolun adresidir.
 
BAHÇELİ’YE YANIT
 
İktidarın küçük ortağı grup toplantısında bize şunu söyledi; 'HDP’nin ön kapısından giren arka kapısından Kandil'e çıkar' diye bir açıklama yaptı. Biz de buradan kendisine şunu söylüyoruz. Bizim tek bir kapımız  var o da barışa ve demokrasiye, aydınlığa demokrasiye çıkar. Sizin gibi nereye çıktığı belli olmayan bin odalı kapılarımız yoktur bizim. Siz 1000 odalı kapıdan bir girdiniz bir daha çıkamadınız çıkamayacaksınız da size cevabımız budur.”

Diğer başlıklar

22:02 KESK’lilerin eylemi 161’inci haftasında
21:53 İntihar ettiği iddia edilen Akbaşlı defnedildi
20:48 Babacan: Türkiye'ye demokrasi bölgedeki demokrasi başarısıyla gelir
20:42 Ankara’da 2 öğrenci gözaltına alındı
19:39 Kadınlar kriz nedeniyle artan intiharlara dikkat çekti
19:32 Koronadan 72 kişi daha hayatını kaybetti
19:30 HDK ve HDP'lilerin açıklamasına polis engeli
19:04 Ağrı’da AKP’li Özhaseki hakkında suç duyurusu
19:02 Gazeteci Candemir'e takipsizlik
18:54 Munzur Gözeleri'ndeki ihale 'aykırı olduğu' gerekçesiyle iptal edildi
18:50 Erciş Belediye Eşbaşkanı Bayram Çiçek’e 2 yıl 1 ay hapis cezası
18:31 HDP'li Bülbül: Bu topraklara özgürlük, adalet gelecek
18:15 Ulusal Birlik programının finali yarın Kızıltepe'de
18:13 Van’daki 'İş ve Aş Buluşmaları’ son buldu
17:35 33 dokunulmazlık fezlekesi Meclis Adalet Komisyonu’nda
17:23 Ayşe Çeçen cinayetinde beraat
17:11 Eşbaşkan Hatipoğlu’na 2 yıl 2 ay ceza
16:54 Amedspor yine kazandı
16:54 Anmaya katılanlara açılan davaya çağrı
16:48 HDP, İçişleri Bakanlığı’nın kayyım raporuna tek tek yanıt verdi
16:37 Şırnak'ta 8 Mart çağrıları sürüyor
16:31 KDP Kürt siyasetçi Bartan’ı Türkiye’ye teslim etti
16:12 HDP'den Maltepe işçilerine dayanışma ziyareti
16:05 Yüzde 98 engelli Yıldırım için tahliye başvurusu
16:05 Ailesi Hatipoğlu’dan haber alamıyor
15:46 HDP’li eski eşbaşkan Narin’e beraat
15:43 Beştaş: Savaş politikalarıyla ülke bir yere gidemez
15:29 Gazeteci Cengiz Altun mezarı başında anıldı
15:24 Oluç: Paralar pandemide kullanılmadı, halkı aldatıyorsunuz
15:21 Ege Denizi’nde deprem
15:05 8 Mart'a katılım çağrısı
15:05 HDP İl Eşbaşkanı’nın da bulunduğu 8 kişiye 56 yıl hapis
14:53 Haşdi Şabi’nin alıkoyduğu gazeteciler serbest
14:52 Erdoğan: CHP Gara katliamını üzerime yıkmaya çalışıyor
14:42 Yenişehir Belediyesi Eşbaşkanı Diken'in duruşması ertelendi
14:42 HDP’lilerden işçilere destek ziyareti
14:42 İntihar ettiği ileri sürülen tutuklu yaşamını yitirdi
14:39 Alınak’a ‘Mehmet Tunç ve Bêkes’ cezası
14:33 HDP’lilerin bilgilerini paylaşan noter hakkında suç duyurusu
14:23 Zamlara tepki
14:11 Hatay Belediyesi’nden Reyhanlı Katliamı'ndan aranan Topalca için başsağlığı
14:08 Ankara Kadın Platformu’ndan 8 Mart çağrısı
13:58 Kuyumcu vurgununda kayıtların tutulduğu hard disk kayıp
13:54 Yüksekdağ’ın ana davası Kobanê davasıyla birleştirildi
13:29 Hanife Yenisu’yu öldüren Erol Yenisu tutuklandı
13:27 Tecrit oturma eylemiyle protesto edildi
13:08 Gazeteci Boltan beraat etti
13:07 Migros işçileri 51 gündür eylemde
12:56 Şentop: Meclise 33 yeni fezleke geldi
12:55 Eğitim Sen: 20 bin öğretmen ataması ihtiyacı karşılamaz
12:55 Taciz ettiği kadına iftira davası açan erkeğe mahkemeden ret
12:47 New York Times'ın Efrîn haberine tepki: Carlotta Gall gerçeği yansıtmıyor
12:24 Özgür Gündem davası ertelendi
11:11 Türkiye’de aranan Heysem Topalca Konya’da öldü
11:10 Çin mahkemesinden emsal karar: Ev işine tazminat
11:04 HDP Demokratik Yerel Yönetimler Kurulu: Kayyım politikası çöktü
10:53 Rûdaw muhabirleri alıkonuldu
10:49 Gençlerin tutuklanmasına tepki
10:48 Siverek Tapu Müdürlüğü'nde rüşvet operasyonu
10:46 AB’den HDP açıklaması
10:16 Rohat Aktaş'ın annesi: Bu zulüm bitsin artık
10:16 Gelecek Partisi Nusaybin yönetimi istifa etti
09:42 Açlık grevi eylemi 3 ayı geride bıraktı
09:42 Gazeteci Cengiz Altun’un katilleri yıllardır cezasız
09:18 Ünsaldı: Sokakla eş zamanlı parlamento içi ve dışı bir örgütlülük gerekiyor
09:10 Eşbaşkanlığa onay veren AKP’liler mahkemede şaştı
09:06 Fındıklı'da ‘Halkın Bakkalı’ kuruluyor
09:06 ‘Libya 3’e bölünebilir’
09:05 Kadınların gündemi 8 Mart
09:05 Akdeniz’in yeni kitabı raflarda: Göçmen emeği görülsün diye
09:04 'Ya yiyecekten ya giyecekten kısıyoruz'
09:04 Sendikalı kadınlar yeni mücadele hattını 8 Mart’ta başlatıyor
09:04 Dr. İlhan: Su krizine karşı doğa temelli çözüm üretmeliyiz
09:02 ‘Cezaevinden bir cenaze daha çıkmadan Tenzile’yi bırakın’
09:02 Çukurca 'açık cezaevine' dönüştürüldü
09:02 Tek başına orman kuran Apê Şeyhmus: Burası herkesin
09:02 Dengbêj Yılmaz: Dengbêjlik geleneği devam etmeli
09:00 24 ŞUBAT 2021 GÜNDEMİ
00:13 Ekvador’da 3 cezaevinde isyan: 50 tutuklu hayatını kaybetti
23/02/2021
22:32 Kadına işkence uygulayan erkek serbest bırakıldı
22:11 Yencer'in ölümüne sebep olan zanlı yakalandı
21:09 Vaka sayıları artıyor: 24 saatte 9 bin 107 vaka
20:56 AKP Sözcüsü Çelik’ten Albayrak eleştirilerine cevap
20:26 Zengin hakkında paylaşım yapan avukat tutuklandı
19:48 Migros depo işçileri: İşimizi geri istiyoruz
19:06 Pelda Karaduman’ı katleden Oruç’un davası 3’üncü kez ertelendi
19:02 2 çocuğu istismar eden Aziz K.'nin duruşması görüldü
18:55 Aydeniz: Kürtler statüsüz yaşamı kabul etmeyecek
18:41 Ramazan Akbaşlı’nın yeğeni: Amcamın intihar ettiğine inanmıyoruz
18:28 Veli Der: Sınavlar iptal edilsin
18:17 Yüzde 98 engelli Yıldırım’ın cezaevinden çıkması ‘tehlikeli’ bulundu
18:14 HDP’li 5 milletvekili hakkında soruşturma
18:00 HDP’nin anadil önergesi AKP-MHP oylarıyla reddedildi
17:44 Öğretmenlerin aşılanması için Sağlık Bakanlığı’na başvuru
17:29 HDP’li Dağ Meclis’te Kürtçe konuştu, AKP-MHP rahatsız oldu
17:08 HDP’li heyet Zilan Deresi’ne karanfil bıraktı
16:40 Gazeteci Demir’in duruşması görüldü
16:29 Mor Dayanışma şiddeti önleyecek talepleri sıraladı
16:28 Ajansımızın sitesine erişim engeli
16:16 HDP’den Akbaşlı’nın ailesine ziyaret